Zeynep Gürel
İstanbul’da gerçekleştirdikleri etkinlikte basın mensuplarıyla bir araya gelen arsaVev Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Öztürk, bütün amaçlarının insanları arsadan başlatıp ev sahibi yapmak olduğunu söyledi. Öztürk, konuta erişimde orta gelir grubunun yaşadığı sıkıntının yeni modelleri zorunlu hale getirdiğini, arsa satışlarının da daha şeffaf ve denetlenebilir bir yapıya kavuşması gerektiğinin altını çizdi.
Türkiye’de konuta erişim maliyetlerinin yükselmesi, arsa ile konut arasındaki ilişkiyi yeniden gündeme getirirken, arsadan başlayıp konut sahipliğine uzanan modeller de öne çıkıyor. arsaVev Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Öztürk, geliştirdikleri modelin temelinde “arsadan ev sahibi olma” yaklaşımının bulunduğunu belirterek, arsanın planlama, ruhsat ve inşaat gibi farklı aşamalardan geçerken değer kazandığını söyledi. Öztürk’e göre konuttan farklı olarak arsanın birden fazla değerlenme fazı bulunuyor. Planlama aşamasından ruhsata, ruhsattan inşaata ilerleyen süreçte arsanın değeri artarken, şirket bu süreçleri müşterileri adına yöneterek arsayı nihai olarak konuta dönüştürmeyi hedefliyor.
“Arsanın fazları var”
Arsa yatırımının değerlenme sürecini bir projeden örnek vererek anlatan Öztürk, Aralık 2023’te planlama sürecinin başında 2 milyon 900 bin liradan satılan bir arsa payının, plan notlarının netleşmesi, ruhsat alınması ve inşaat sürecinin başlamasının ardından bugün 7 milyon 500 bin lira seviyesinde teklif edildiğini belirtti. Bu sürecin “insanların arsadan ev yolculuğunun özeti” olduğunu söyleyen Öztürk, “Bütün amacınız insanları arsadan başlatıp ev sahibi yapmak” dedi.
Modelin geleneksel arsa satışından farkının, planlama, ruhsat ve inşaat gibi teknik süreçlerin müşterinin üzerinde bırakılmaması olduğunu vurgulayan Öztürk, projeli arsanın bu nedenle önem kazandığını ifade etti.
“Orta gelirlinin konuta erişimi zorlaştı”
Öztürk, konut fiyatları ile gelirler arasındaki makasın açılması nedeniyle özellikle orta gelir grubunun konuta erişiminin zorlaştığını söyledi. İzmir özelinde yaklaşık 2 milyon 333 bin konut bulunduğunu, bunların yaklaşık 1 milyon 236 bininin 1999 ve öncesinde inşa edildiğini belirten Öztürk, kentin hem dönüşüm hem de göç nedeniyle yüksek yeni konut ihtiyacı bulunduğunu ifade etti. İzmir’de yıllık yaklaşık 54 bin 600 konuta ihtiyaç olduğunu, buna karşılık yaklaşık 22 bin 500 konut üretilebildiğini belirten Öztürk, arz ile ihtiyaç arasındaki farkın fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. Öztürk, “Bugün konuta erişim sorunu var. Yarın konuta erişim sorunu ortadan kalktığında da en önemli alternatiflerden biri arsadan ev yolculuğu olacak” dedi.
Ege hattı öne çıkıyor
arsaVev’in Foça, Kuşadası, Dikili, Uzundere, Çeşme, Ören ve Yeni Şakran gibi bölgelerde geliştirdiği projelerde Ege hattının ağırlığı dikkat çekiyor. Öztürk, bu tercihin yalnızca bölgesel değil, farklı kentlerden gelen müşteri talebiyle de bağlantılı olduğunu söyledi. Ege’nin farklı şehirlerde yaşayan insanların ortak yaşam hayallerinden biri olduğunu belirten Öztürk, “Ege’yi, özellikle sahil hattını her yere satabilirsiniz” dedi. Kuşadası ve Foça projelerinde planlama ve ruhsat aşamalarının tamamlanarak inşaat ve teslim süreçlerine geçildiğini anlatan Öztürk, Kuşadası’ndaki projelerinden birinde ilk satışların 1 milyon 100 bin lira seviyesinde gerçekleştiğini, bugün aynı projedeki arsaların yaklaşık 8 milyon lira seviyesinde el değiştirdiğini belirtti.
Yeni projeler arasında Çeşme Ovacık da bulunuyor. Planlama sürecinin devam ettiği bölgede yaklaşık 250 satış gerçekleştirmeyi hedeflediklerini söyleyen Öztürk, Dikili’de ise planlama aşamasındaki projelerinde arsadan başlayan modelin uygulanacağını aktardı.
Altyapı maliyeti de şirketin üzerinde
Öztürk, projelerde yalnızca konut üretiminin değil, altyapının da önemli bir maliyet oluşturduğunu söyledi. Foça’daki projelerinde elektrik, su ve kanalizasyon altyapısını kendilerinin yaptığını belirten Öztürk, yalnızca bu projede altyapıya yaklaşık 250 milyon lira harcandığını ifade etti. “Müşterimize ‘Evinizde oturacaksınız ama mum ışığında oturacaksınız’ diyemeyiz” diyen Öztürk, kamu altyapısının yetişmediği noktalarda yatırımı kendilerinin üstlendiğini söyledi.
“Bu iş regüle olmalı”
Öztürk’ün dikkat çektiği başlıklardan biri de arsa satışlarının düzenlenmesi oldu. 2025 yılının ortalarında Ticaret Bakanlığı’na başvurduklarını ve arsadan eve modelinin belirli kurallara bağlanmasını önerdiklerini anlatan Öztürk, değerleme şirketlerinin sürece dâhil edilmesi, tahsilâtların resmi hesaplardan yapılması, CRM ve çağrı merkezi gibi müşteri yönetim sistemlerinin bulunması yönünde öneriler sunduklarını belirtti.
Sektörde tüketicinin korunması için belirli yeterlilik ve sermaye şartlarının bulunması gerektiğinin altın çizen Öztürk, “Devletten bir kurallar silsilesi gelsin, bu işle ilgili biz hepsine varız” dedi. Türkiye’de arsa özelinde 400’ün üzerinde reklam veren bulunduğunu belirten Öztürk, kayıt dışı ve denetimsiz satışların tüketici açısından risk oluşturduğunu savunarak, sektörün kurallı ve denetlenebilir bir yapıya kavuşması gerektiğini ifade etti. Öztürk, arsaVev’in de hata yapabileceğini ancak kurumsal yapının gereğinin ortaya çıkan sorunu çözmek olduğunu belirterek, “Bir hata çıktığında dönüyorum, iade yapayım, seni başka projeye alayım” dedi.
arsaVev’in modelini “arsadan eve yolculuk” olarak tanımlayan Öztürk, planlama ve inşaat süreçlerinin şirket tarafından yönetilmesiyle müşterinin nihai hedefinin konut sahibi olmak olduğunu vurguladı.
Arsadan eve uzanan yolculukta yeni model
Bülent Öztürk, Zeynep Gürel’e arsaVev’in Foça, Kuşadası, Dikili, Uzundere, Çeşme, Ören ve Yeni Şakran gibi bölgelerde geliştirdiği projeler hakkında bilgi verdi.
Paylaş: